Dr. Mete Ekşioğlu
Dr. Mete Ekşioğlu
E-Posta: mete@olaygazetesi.com.tr YAZARIN TÜM YAZILARI

Obezite ile ilgili yeni bilgiler

Köşe Yazısını Dinle

Kıymetli okurlarım. Hemen hemen obezite konulu her yazımda obezitenin iri olmak değil, vücutta normalden fazla yağ birikmesi  olduğunu sizlere anlatıyorum. Kişi fit görünümlü olsa dahi vücudunda kaslar az, yağları fazla ise bu durumda artık obezite kapsamında ele alınmaktadır. TOFI sendromu veya sarkoplazmik obezite dediğimiz bu durumda da kişiler risk altındadır ve mutlaka gerekli tedbirleri almalıdırlar. Aşağıda aktaracağım bilgiler son zamanlarda obezite ilgili yapılan çalışmalardan derlenmiştir. Yararlı olacağını umarım.

1-KADINLAR MI ERKEKLER Mİ DAHA ÇABUK DOYUYOR:

Yakın zamanda ünlü International Journal of Obesity adlı dergide çıkan bir makale çok ilginç. Daha önceleri hiç araştırılmamış olan bu konu 959 kişi ile araştırılmış ve bu kişilerin % 70 i kadınlardan oluşmaktaymış. Maksimum tolere edilebilen doyma hacmi kadınlarda 1226 mililitre (1000 mililitre 1 litreye eşittir), erkeklerde ise 1419 mililitre bulunmuş. Doyana kadar tüketilen kalori kadınlarda 871 iken erkeklerde 1086 olarak bulunmuş. Doyma hacmi, maksimum doyma hacmi ve doyma kalorileri değerlendirildiğinde erkek cinsiyetin anlamlı olarak kadınlardan daha geç doyduğu bulunmuştur.

2-KİLO KAYBI OBEZİTE SONUCU OLUŞABİLECEK RİSKLERİ NE DERECE DÜŞÜRÜYOR:

Yine International Journal of Obesity adlı dergide çıkan bir makaleyi sizlere aktarmak istiyorum. Bu aslında bilinmedik bir durum değil ve sizlere ara ara obezite tedavisi sonrası bazı istenmeyen durumların nasıl düzeldiğini çok defalar yazdım.

Kalp damar sistemi hastalıkları, tip 2 diyabet, kemik ve eklem sistemi hastalıkları, uyku apne sendromu ve daha bir çok durum obezite ile ilgili olarak ortaya çıkan bazı patolojik hallerdir. 600 bin civarı insanın değerlendirildiği bir çalışmada ileri derecede obez olan bireyler sadece %13 kadar istemli bir şekilde kilo verdiklerinde şeker hastalığı riskinde %41, uyku apnesi riskinde ise %40 azalma tesbit edilmiştir. Bu kişilerde hipertansiyon riskinde %22, astımda ise % 18 lik bir azalma saptanmıştır.

Daha önceleri yapılan bir çok çalışma da benzer etkilerin olduğunu ortaya koymaktadır. Yıllarca bakıp tedavi ettiğim bir çok obez hastam ile ilgili kendilerine verdiğim değerlendirme formlarım çok daha olumlu sonuçların var olduğunu göstermektedir. Obezite tedavisine ek olarak pilates uygulamaları, nefes terapileri, duygusal açlık ile mücadele, besinlerin alınma saatleri ve hangi besinlerin birlikte alınıp alınmayacağı gibi daha birçok yaklaşımlar kişilerde inanılmaz olumlu değişikliklere neden olabilmektedir. Ancak günümüzde halen yapılan yanlışlardan en büyüğü obeziteyi sadece kalori kısıtlayarak çözmeye çalışmaktır. Obezite bir hastalıktır ve nedeni sadece fazla gıda almak olarak ele alınmamalıdır.

3-OBEZİTE KEMİK KIRIKLARININ BİR NEDENİ MİDİR?:

Kemik yoğunluğundaki azalma (osteoporoz) her yıl dünyada 9 milyon kişide kemik kırıklarına yol açmaktadır. Obezlerde olduğu gibi (obezitede mekanik yüklenme de doğal olarak kemik ve eklem sistemine baskı ile tahribatı arttırır) normal görünümlü ancak yağ oranı fazla olan kişilerde de düşük kemik mineral yoğunluğu saptanabilmektedir. Yapılan çalışmalarda normal kiloda olan ancak yağ oranı diğer normal kilolulara göre fazla olan kişilerde kemik yoğunluğunun düşüklüğünü gösteren paratiroid hormon ve sklerostin adlı protein kanda yüksek olarak bulunmaktadır. Bu çok dikkate alınması gereken bir konudur.

2025 Ramazan Bayramınızı kutlar, sağlık ve huzur dolu günler dilerim.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X