Pek gündeme gelmese de gazetecileri ilgilendiren bir gelişme sessiz sedasız hayata geçiyor.
Birkaç ay önce eski adıyla Basın Yayın Enformasyon, yeni adıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı‘ndan gelen iletiyle, sarı basın kartlarının yenileneceği belirtildi ve iletişim bilgilerimiz ile bir adet fotoğrafımız istendi.
Bu ay içinde gelecekmiş yeni kartlarımız.
Peki basın kartları neden değişiyor?
Temelde iki nedenden dolayı.
Başbakanlık diye bir kurum olmadığına göre ilk değişiklik bu olacak.
Ancak asıl önemli değişiklik yeni kartların rengiyle ilgili.
Sarı basın kartı gidiyor, turkuaz basın kartı geliyor.
Önemli çünkü, gazetecinin kimlik kartı olarak bilinen basın kartlarının sarı olması tesadüf değil.
Çizgi romanın öncüsü olarak kabul edilen ABD’li Richard Fenton Outcault, New York Word gazetesinde, Hogan’s Alley adlı siyah beyaz karikatürde Mickey Dugan isimli bir yan karakter yaratıyor 1894’te.
Mickey Dugan karakteriyle, yoksul insanların geçim kavgası ve kötü yaşam koşulları bir çocuğun diliyle yansıtılıyor.
Outcault,, bir süre sonra bu sevimli karakteri gazetenin pazar ekinde çizgi romana dönüştürüyor.
Ancak Oultcat, yarattığı karakterin ismini değiştiriyor.
Çünkü gazetenin sahibi Pulitzer, o güne kadar teknik nedenlerden dolayı kullanılamayan sarı rengin gazetesinde kullanılması talimatını veriyor.
Böylece Mickey Dugan gidiyor ve Yellow Kid (Sarı Çocuk) geliyor.
Sarı elbiseli, kel ve dişlek Yellow Kid, elbisesinin içinde kaybolmuş sevimli bir çizgi roman karakteridir.
Haksızlıkların, adaletsizliklerin, yanlışlıkların üzerine giden Yellow Kid, kısa zamanda yoksul göçmenlerin sevgilisi haline geliyor.
İşte gazetecilerin de kimlik kartlarının rengi olan sarı, Yellow Kid isimli çizgi roman karakterinden esinlenmiştir.
Çünkü gazetecilerden de yanlışların ve adaletsizliklerin üzerine gitmeleri beklendiği için, kimlik kartları yaklaşık 130 yıl önce sarı olarak belirlenir.
Füze için bağış kampanyası
Gerçek.
Bursalı bir vatandaş üşenmemiş matbaaya bez pankart yaptırmış ve evinin dış cephesine asmış.
Pankart aracılığıyla millete şu çağrıyı yapıyor:
“Spor kulüplerimize bağış yapıyoruz da, bayrağımız için, vatanımız için, milletimiz için, devletimiz için S-400 Füze Savunma Sistemleri alımı için Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na bağış yapmaya… Haydi Türkiyem.”
Pankartta yer alan cümleler devrik.
Ancak vatandaş demek istiyor ki, futbol kulüplerine bağış yapıyorsunuz da neden füze almak için Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağış yapmıyorsunuz?
Çok bağış kampanyası gördük ama ilk kez bir füze bağış kampanyası görüyoruz.
Asa, eczanesine dönmüş
Dün aradı ve gazetede ziyaret edeceğini söyledi.
“Hay hay” dedik.
Asa, Atatürkçü Düşünce Derneği Kestel Şube Başkanı Ramazan Kestane ile geldi.
Elbette siyaset konuştuk.
Asa, 31 Mart öncesi Osmangazi Belediye başkan adaylığına soyunmuş ancak Ankara, tercihini Erkan Aydın‘dan yana kullanmıştı.
Asa, şimdilik eczanesine döndüğünü söylüyor.
Yani aktif siyasete ara vermiş.
Ancak iki mesajı vardı:
-Aday olsaydık Osmangazi’yi hatta Bursa Büyükşehir’i alırdık.
-2024’te yeniden adayım.
Asa, iddiasını köklü bir aile olmalarına ve muhafazakar seçmene de hitap etmelerine bağlıyor.
Seçimler bitti ve kazanan belli oldu.
Asa artık, moda deyimle önündeki maçlara bakacak.
Balaban’ın cenazesindeki CHP’liler
Dün İbrahim Balaban’la ilgili yazımda, cenazede bulunan bazı isimlere yer vermiş, cenazeye katılan CHP’lileri yazarken de tek tek isim vermemiştim.
Nitekim tüm CHP’lileri yazsaydım hem yazı çok uzar hem de göremediğim bazı isimlere haksızlık olabilirdi.
Ancak bu durum farklı yorumlara neden olmuş.
O halde, CHP İl Başkanı Hüseyin Akkuş ve yönetiminin, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Mete Akyolcular ve belediye meclis üyelerinin, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özer Anaç‘ın Balaban’ın cenazesinde olduğunu bugün yazmış olayım.
Yine de atladıklarım varsa alınmasın.
Ne canlı yayınmış arkadaş!
AK Partili Binali Yıldırım ile CHP’li Ekrem İmamoğlu‘nun karşı karşıya geleceği televizyon programı belli olduktan sonra, ortaya atılmayan iddia, yazılmayan dedikodu, üretilmeyen komplo teorisi kalmadı.
Tamam, 17 yıldır ilk kez böyle bir canlı yayın olacak.
Ancak altı üstü bir program.
Benzer programlar ABD’de, Avrupa’da ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılıyor ve moderatör hiç bizdeki gibi tartışılmıyor.
Sanırsınız, İstanbul seçimlerini bu program belirleyecek!