Bugun...
Bizi izleyin:


İhsan Aydın


Facebookta Paylaş









Bağımlılığı özendiren dile akademik eleştiri
Tarih: 10-12-2016 04:00:00 Güncelleme: 10-12-2016 04:00:00


Hemen hepimiz, abartılmış, süslü cümlelerle merak uyandırıcı hale getirilmiş haberleri pürdikkat okur/izleriz.

Oysa, bu tür yayınların, toplumda küçük ve genç yaştaki nüfus üzerinde özendirici/yıkıcı etkiler bıraktığı gerçeği göz ardı edilir.

Bugün bizim cenahtan ama toplumu da yakından ilgilendiren bir konuya el atalım istedik.

Medyanın bağımlılığı özendirici dil ve materyal kullanmasına bu işin eğitimini veren uzmanlardan itiraz var.

Önceki gün, İstanbul'da Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin ortaklaşa düzenlediği, 'Yerel Medya Bağımlılık Farkındalığı Eğitimi'ne katıldık.

Olay TV Haber Merkezi'nden Meva Coşkun kardeşimle birlikte biz de Olay Medya'yı temsil ettik.

Türkiye'nin 7 bölgesinden yerel medya çalışanlarını bilgilendirici toplantının Marmara ayağı İstanbul Mercure Otel'de gerçekleştirildi.

Bursa'dan bir gurup meslektaşımız ile kamu kurum ve kuruluşlarının iletişim temsilcilerinin de katıldığı seminerde, farkında olmadan ya da haberi okutturmak/izletmek için kullanılan bir kelimenin, toplum üzerinde nasıl olumsuz etki bıraktığını bir kez daha görmüş olduk.

Yeşilay Akademi programında çok değerli konuşmacılar vardı.

Programın açış konuşmasını ev sahibi olarak İstanbul Basın Yayın Enformasyon İl Müdürü Necmettin Altuntaş yaptı.

Altuntaş, programla ülke genelinde 7 bölgeden 730 gazeteci, 400 kamu personeli ve 150 Yeşilay mensubuna iletişim dilindeki hataların düzeltilmesi, özendirici dil, içerik ve materyal kullanımının önlenmesine dönük eğitimler verildiğini hatırlattı.

Yeşilay Genel Başkanı Yardımcısı Mehmet Akif Seylan da BYEGM ile gerçekleştirdikleri işbirliğiyle toplumda tütün, alkol, uyuşturucu ve teknoloji bağımlılığı konusunda bilinç oluşturmaya gayret ettiklerini anlattı.

Kötü alışkanlıkların esas hedef kitlesinin gençler olduğuna dikkat çeken Seylan, genç nüfusu fazla olan Türkiye'nin de bu yüzden hedef ülke seçildiğini, mücadele amaçlı başbakan yardımcısının başkanlığında, 8 bakandan oluşan bir kurul oluşturduğunu hatırlattı. 

Seylan, Milli Eğitim Bakanlığı ile imzaladıkları protokolle de 28 bin rehber öğretmene eğitim verildiğini, onlar sayesinde de ülke genelinde 12 milyon öğrenciye bilgilendirme yapıldığını sözlerine ekledi.

Şüphesiz, eğitimin ana konuşmacısının söyleyecekleri de değerliydi.

​İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Vural meslektaşlarımızın bilerek ya da bilmeden yaptıkları hatalarını örneklerle ortaya koydu.

Ali Murat Hoca söze, “Bağımlılıkla mücadelede devletin sizden ricası var arkadaşlar ” diyerek başladı.

Ardından, Türkiye'nin, uyuşturucu trafiğinin üstündeki bir köprü olduğuna dikkat çekti.

Devletin uyuşturucu ile mücadelede ciddi çalışmalar yürüttüğünü, tarihi geçmişi olan Yeşilay'ın itibar çalışması yaptığını, fakat yeni elçilere, topluma ayna olan medya çalışanlarının da desteğine ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.

Prof. Vural, “Buna ülkemiz, çocuklarımızın geleceği için ihtiyacımız var. Aksi halde, biz bu maçı kaybederiz” diye konuştu.

Son zamanlarda yerel medyada da ulusala özenerek, meseleleri dramatize etme hastalığa başladığını dile getiren Vural, “Bilesiniz ki, büyük zararlar veriyorsunuz” dedi.

Haberlerde kullanılan, “Kurban, tuzağa düşmüş, batağa saplanmış, genç veya çocuk yaşta” gibi ifadelerinin de topluma zarar verdiğini anlatan Prof. Vural, sözcüklerin insan üzerinde algı oluşturduğunu, bu tür haber dilinden uzak durulması gerektiğini söyledi.

Muhafazakâr, çağdaş, dindar, fakir, ekonomik durumu yüksek ayrımı yapmaksızın bir gün herkesin, her an, her yerde madde bağımlısı olabileceğini de belirten Prof. Vural, “Gazete satmasanız da olur ama bilesiniz ki, bu dil çocuklarımıza zarar veriyor. Bağımlıya bir takım sıfatlar yüklemeye, onu çeşitli isimlerle tasvir etmeye, aşağılamaya kalkmaya hakkımız yok. Haber yazarken, bağımlılığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğu gerçeği unutulmamalı.”

Prof. Vural'ı dinledikçe gördük ki, kamuoyunu bilgilendirme görevi olan habercilerin sansasyonel iş çıkarma hevesinin topluma bazen büyük zararlar verebileceğini daha iyi anladık.

Bu mücadelede hepimize sorumluluk düşüyor.

Bu arada Basın Yayın Enformasyon İl Müdürümüz Yeşim Sertan'a da teşekkür ediyoruz.

Bizi ve Bursalı meslektaşlarımızı İstanbul'da kusursuz konuk etti.



Bu yazı 4034 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Başbakan Yıldırım Bursa'da
    Başbakan Yıldırım Bursa'da
  • İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu Gemlik-Bursa kesimi açılış töreni
    İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu Gemlik-Bursa kesimi açılış töreni
  • Osmanlıspor 1-1 Bursaspor
    Osmanlıspor 1-1 Bursaspor
  • İstanbul'da helikopter düştü
    İstanbul'da helikopter düştü
  • Bursa'da otobüs devrildi: Çok sayıda ölü ve yaralı var
    Bursa'da otobüs devrildi: Çok sayıda ölü ve yaralı var
  • 'Sultan annelerin' ünü ülke sınırını aştı
    'Sultan annelerin' ünü ülke sınırını aştı
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • 'Ümit ederim iyi oynayarak 3 puanı alırız'
    'Ümit ederim iyi oynayarak 3 puanı alırız'
  • Bursa’da korkutan yangın
    Bursa’da korkutan yangın
  • Spectral filmindeki olay kare!
    Spectral filmindeki olay kare!
  • Uyuşturucuyu çerez poşetlerine saklamışlar
    Uyuşturucuyu çerez poşetlerine saklamışlar
  • Bakan Çavuşoğlu, ABD'de yaşayan Türklerle bir araya geldi
    Bakan Çavuşoğlu, ABD'de yaşayan Türklerle bir araya geldi
  • Londra'daki terör saldırısı güvenlik kamerasında
    Londra'daki terör saldırısı güvenlik kamerasında
VİDEO GALERİ
YUKARI